23 Haz 2017

ASLINDA HİÇ

Sana dokunmanın kıyısından geçmiştim bir kez
hasarlı gemilerin, kararlı cümlelerin vardı
güvertende yere bırakılmış 
her yanı kırık bir kalp
deniz suyu erken gelen bir kadınca bağırırdı
ben kaçtıkça gözlerinden, yüzünden ve gülüşünden
sesin geri çağırırdı
seni öpmenin yamacından geçmiştim bir kez
bilmiyordun yalnızlığa dair 
ne çok şey bildiğimi
bilmiyordun dudaklarımın adın geçerken titrediğini
sen belki şöyle bir uğradın 
öylesine, hiç nedensiz
belki bir heves içinde, belki sırf eğlencesine
şöyle bir değdin usulca, suya düşen yaprak gibi
bir çocuğum da sendin bulamadan kaybettiğim
uzandım ellerine, tutundum sıkı sıkı
atlamaktan caydırıp daha yüksekten ittin
gene sevildin gene sevildin
sana inanmanın yüreğine düşmüştüm bir kez
kemiklerim kırılmıştı
görkemli bahanelerin, alaylı sitemlerin vardı
kaç dilde söylemiştim içimden çürüdüğümü, kaç kere
gelir gibi yapma gelmeyeceksen, bu saf kötülük diye
benim seni buyur edecek bir köşem
aslında hiç olmamıştı
ve sana verecek bir şeylerim
çok önceden kalmamıştı
en çok seni istediğim için hani başka bir şey için değil
en çok seni özlediğim için
sana sokulmanın köşesinden dolanmıştım bir kez
unutması imkansız her şeyi bir anda unutarak
hiç kimse gibi
ve herkes gibi hem de
işin doğrusu nerede takıldığımı bulamıyorum
neye vurulduğumu da
her kahvaltıda her okul toplantısında her uyku saatinde
yalnızlığıyla oynarken gözü yollarda kalan
küskün bir çocuk beklentisiyle
ne kadar çok şey yaşamayarak 
ne kadar çok yorulduğumuzla ilgili
ne kadar çok uzak kalarak
ne kadar çok yanıldığımızla ilgili
konuşulması gerekenleri konuşmamak üzere 
hadi senin iskambil kağıtlarından evlerin insanların var
koli koli umutların birikmiş anıların
güzel yaşadıkların var
benim elim kolum boş
hiç çağırmamıştın aslında değil mi
hiç gel dememiştin
hiç de beklememiştin
sana sarılmanın gözlerinden öpmüştüm bir kez
bazı rüyaların arkasından koşmayı
tutup yakasına yapışmayı öğrettin bana
ve sanmamayı
bir arkadaşa bakıp çıkmak için bile gelmemiştin değil mi
aslında çoktan ölmüştüm
ve bütün bunlar benim kafamda yaşanmıyordu değil mi
bir tuval gibisin sen
bense bir renk değilim
hiç var olmamış hiç yaklaşmamış hiç seslenmemiş
bir hiç kimsenin hiçbir şeyiyim
belki hoş gelmiştim ama hoş kalamadım işte
gereksiz bir hüznün kıskacında kanadım durdum
gereksiz dediysem o kadar da gereksiz değil şimdi
kolumuzda bir saat olması gibi gereksiz değil
eskiden sevmişken bir daha sevmek gibi gereksiz değil
olmasa iyi olurmuş yalnızca öylesi
bana birazcık gülse ben azraili de severim
ya da senin gibi gülse, hatta gülmese de olur
senin gibi geçse bir kere
suretiyle de değil gölgesiyle...
sana tutulmanın merkezine çakılmıştım bir kez
çivi gibi, olduğun her zamana, ama o kadar az ki...
bir çocuğum da sendin bulamadan kaybettiğim
bir kederim de sendin
hiç çağırmamıştın aslında değil mi
hiç gel dememiştin
hiç beklememiştin

yeni fark ettim...



























4 yorum:

  1. Kötü günler geçirdiğini biliyorum ama bizi bu cümlelerden mahrum bırakmaya hakkın yok. Tek kelimeyle muhteşem..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha iyiyim :) İyi oldukça yazıyorum zaten. Teşekkür ederim.

      Sil