22 Ağu 2017

SON

biz seninle ayrı dünyaların insanları değiliz
biz ayrı dünyalarız
senin neon ışıkların, sarhoş akşamların
kalabalık sofraların var
herkes gibi olduğun gürültülü zamanların
herkes gibi söylediğin usta yalanların var
sen hep bir göçebenin rüzgar kanatlarıyla yaşarsın
hızına yetişilmez yolculuklarının
ne zaman baksam uzaktasın
ne zaman özlesem yok
bir merhaba için bin yıl bekletirsin
gelsen gelemezsin gel desen diyemezsin
ne zaman baksam yabancısın
ne zaman özlesem yok
ayrı dünyaların insanları değiliz biz

18 Tem 2017

YÖRÜNGE

-eskici şiir-


belki de yıllar sonra
çok aşklarda sızıp uyandıktan sonra
buluşacağız aynı yörüngede
ne sahte vücutlarla ısınacak
ne yalan sevgilerle sevişeceğiz
yıllar sonra bir merhaba diyebilmek için
paralanacağız belki
o suskunluktan ardakalan
ne acılarla bakışacağız
ne sevdalar ne sevdalar borçlanacağız birbirimize
yıllar sonra aşk filmleri fezada çekilecek
fezada yaşanacak en deli sevişmeler

27 Haz 2017

SOLGUN

Kendim olmaktan çok yorgunum. Kendi düşüncelerimden, duygularımdan, iç seslerimden, algılarımdan, zihnimin kıvraklığından, camdan yapılmış gibi olan kalbimden, akmaya hep hazır gözyaşlarımdan, üstüme leş gibi sinen bu gecikmişlik duygusundan, terk edilmişlik duygusundan, unutulmuşluk duygusundan...
Kendim olmak istemiyorum artık. Beni baştan ayağa gidip bir yerlere bırakıp kurtulmak istiyorum. Değiş tokuş etmek, iade etmek ya da öyle bir şeyler... İçten içe her geçen gün biraz daha çöktüğümü, normal

23 Haz 2017

ASLINDA HİÇ

Sana dokunmanın kıyısından geçmiştim bir kez
hasarlı gemilerin, kararlı cümlelerin vardı
güvertende yere bırakılmış 
her yanı kırık bir kalp
deniz suyu erken gelen bir kadınca bağırırdı
ben kaçtıkça gözlerinden, yüzünden ve gülüşünden
sesin geri çağırırdı
seni öpmenin yamacından geçmiştim bir kez
bilmiyordun yalnızlığa dair 
ne çok şey bildiğimi
bilmiyordun dudaklarımın adın geçerken titrediğini
sen belki şöyle bir uğradın 
öylesine, hiç nedensiz

19 Haz 2017

KAVGAKIRAN "Yalnız Değilsin"


Adil Sarmaşık'la yan yana yürüdüğü bu uzun, toz toprak içindeki, dört yanı biçimsiz gecekondularla çevrili yolun hiç bitmeyeceğini sanmaya başlamıştı.
- Sen her gün yürüyor musun bu kadar? diye sordu.
- Yürüyorum.
- Kızılay'dan bu tarafa otobüsler var, belki evin yakınlarından geçiyordur?
- Var evet. Evin yakınından da geçiyor. Ama, her gün o kadar parayı yol için harcarsam kazandığımdan geriye bir şey kalmaz. Kızılay'dan işe, işten okulun önüne, oradan kampüsün içine bir dünya para yola gidiyor zaten.
- İşten de geç çıkıyorsun... Nasıl yürüyorsun burada Sarmaşık? Gündüz gözüne bile tekin değil buralar.
- Yürüyorum işte.

28 May 2017

KAVGAKIRAN "İlk Öpücük"


İşten ve Sarmaşık'ın okulundan arta kalan tüm zamanları beraber geçirir olmuşlardı. Hayatın bütün güzelliklerini onunla paylaşmak istiyordu Adil. Sinemaya, lunaparka, pikniğe gidiyorlar; yan yanayken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorlardı.
Güzel olan her şey gibi bu günlerin sonu da hızla yaklaşıyordu. Adil, iş yeri açan akrabalarına destek olmak için başka bir şehre gitmek zorundaydı. "Acaba beni bekler mi?" sorusu kemirip duruyordu içini. Yine de konuyu açmaktan çekiniyor, birlikte geçirdikleri tatlı zamanların tılsımını bozmak istemiyordu.
Yemek yedikten sonra sinemaya gittikleri bir akşam, Sarmaşık film çıkışı aniden değişmiş, gergin, huysuz bir hale bürünmüştü. Adil bu duruma anlam veremiyor, aralarında esen soğuk rüzgardan dolayı da cesaret edip bir şey soramıyordu. Genç kızı otobüse bindirip evine uğurladıktan sonra uzun uzun ne yapmış olabileceğini düşündü; fakat bir cevap bulamadı.

18 May 2017

BUHAR

-Eskici Şiir-
eteklerini koştura koştura bir yağmur akşamında
nemli kirpiklerinle pencereme tüneyen hayalini al
git başımdan sevda benim neyime gerek
boğulur gibi öksürdüğüm bu olmaz olası aşk
dikili kaldı ciğerlerime yarım kalmış bir anıt gibi
ben bu camlara seni buhar olup uçasın diye çizdim
bu şiirleri de zaten yazdım ki
sevdaya mecalim olmadığını anlayasın güzelim